Basketbola, orta-okul yaşlarında sokakta patlak toplarla oynayarak başladım.
Daha sonra; Ankara Ziraat Fakültesi ve Türkiye ikincisi de olduğumuz İTÜ genç takımında oynadım. Final maçında orta sahadan kalkarak maçın uzamasına neden olan efsane beraberlik sayısını son saniyelerde, uzun adımlarla turnike ile attım. İTÜ olarak, üniversiteler arası bir çok turnuvaya katıldım.
Istanbul 1. kümede Kule sporda devam ettim. İlk yıl bir maçta 44 sayı atma başarısını gösterdim. Daha sonra,
2. Ligde Mülkiye’ ye transfer oldum ancak, İzmir’ den Ankara’ ya dönerken Uşak’ ta trafik kazası geçirip sakatlandığım için yaz antrenmanlarından sonra bıraktım.
Bu sporu çok sevdim ama, okula önem verdiğim için kariyerimde çok fazla ilerleyemedim.
Federasyonun açtığı kurslara katılarak, önce stajyer sonra kulüp antrenörü oldum.
(Yıl 1974 – Hocamız, rahmetli Önder Seden idi).
Bitirme projesi olarak, o zaman yeni popüler olan ‘FAST- BREAK’ konusunu işledim. Yani, basketbolla ilgili olarak ilk kitabımı elli sene önce yazmış oldum. (Amerika’dan getirttiğimiz kitapların çevirisinde yardımcı olan değerli arkadaşım İlya’ ya burada tekrar teşekkür ederim).
Basketbol oynamayı hiç bırakmadım. Eski oyuncularla salon kiralayarak uzun yıllar devam ettirdim.
Şimdilerde, ileri yaşlarda olmama rağmen, hala haftada en az bir kez, gençlerle sokak basketbolu oynamaktayım.






