READYMIX OPERATIONS – STOP LOSING MONEY!

Bu seminerle operasyonel körlüğünüze son verin!

Hazır beton sektöründe operasyonel körlük, yöneticilerin artık verilere bakmayı bırakıp yalnızca kendi gözlemlerine dayanarak karar vermeye başlamasıyla ortaya çıkar.

“Böyle şeyler olur, beton sektörü zaten kaotiktir” diyerek bu tür durumları normalleştirmeye başladığınız an, operasyonel körlük başlamış demektir. İşte bu körlüğün yerleştiği noktada, para da elinizden kayıp gitmeye başlar!

Bu durum, sürekli aynı hatalara, verimsizliklere ve kayıplara tanık olan şeflerin ve formenlerin zamanla bunlara karşı duyarsızlaşmasını; yaşananları “işin doğası” veya “sektörün bir gerçeği” olarak görmeye başlamasını ifade eder.

Peki, bu “körlük” nasıl ortadan kaldırılır?
Operasyonel körlüğü aşmanın tek yolu, sadece gözleme dayalı yönetimden vazgeçip olayları verilerle değerlendirmeye başlamaktır. Yöneticilerin odağını tesisteki, yoldaki veya şantiyedeki karmaşadan çekip istisnalara ve somut rakamlara yöneltmek, bu körlüğe anında son verir.

Çözümün anahtarları bu seminerde; isterseniz, para kaybetmeye birlikte son verelim…

TİMUÇİN ÖZSÖYLEV
www.ozsoylev.com

HAZIR BETON – TELEMATİK

Telematikte sıra hibrit sistemlerde mi?

Araç takip sistemleri uzun süredir piyasada bulunmakta ve son yıllarda hazır beton sektöründe de yaygınlaşmış hatta gelişmiş ülkelerde standart bir özellik haline gelmiştir. Hazır beton sektörü hareketli bir yapıya sahiptir, bu nedenle transmikserlerin takibi, önemli bir rekabet avantajı sağlar.

Ancak, sektörde geleneksel araç takip sistemleriyle sadece kamyonların haritadaki konumunu izleme dönemi de artık geride kalmıştır. Endüstri 4.0 ve IoT (nesnelerin interneti) devrimiyle birlikte hazır beton sevkiyatında yeni bir çağ başlamıştır.

Eğer, full telematik ve akıllı sensör yatırımları için para gerekli, personelin eğitimi şart vb. yani henüz biz hazır değiliz aslında pazar da buna hazır değil diyorsanız, bu dönüşümü bir ara geçiş dönemi olarak, hibrit sistemlerle değerlendirebilirsiniz!

Ve başlangıç noktanız; finansal kaybın en hızlı olduğu ve hukuki riskin en yüksek olduğu yerler olabilir. Araştırmalara göre sektördeki global devlerin ilk çözmek istediği problem tur sayısı veya hız değil, doğrudan ürün kalitesi ve hukuki risk yönetimi olmuştur. Bunun için sizin başlangıç öncelikleriniz de aşağıdakiler olabilir.

– Birinci öncelik: betonun kalitesini güvenceye almak ve hukuki koruma (slump & su takibi). Buradaki amaç, şantiyeden dönecek hatalı beton maliyetini sıfırlamak ve ‘biz betonu kusursuz teslim ettik’ diyebilecek veriye (delile) sahip olmaktır.

– İkinci öncelik: operasyonel hız ve araç tur sayısını artırmak (lojistik efektiflik). Bir mikserin şantiyede fazladan beklediği her dakika, o aracın günlük yapacağı sefer (tur) sayısını düşürür, yakıt sarfiyatını artırır. Lojistik verimsizlik doğrudan karı eritir.

– Üçüncü öncelik: prediktif bakım ve makine sağlığı (maliyet yönetimi). En son olgunluk aşamasında ise, sensörlerden gelen anomaliler (aşırı hidrolik basınç, motor hata kodları, pompa yağ sıcaklığı) yapay zeka algoritmalarıyla işlenerek prediktif bakım süreçlerine entegre edilir. Böylece plansız duruşlar ve yüksek şanzıman/motor tamir maliyetleri aşağı çekilebilir.

Şu anda ülkemizde hazır betonda kullanılan telematik sistemler tamamen kamyona bağlı verileri sağlamaktadır. Ama daha iyi yönetim için bize hem kamyon hem de mikser kazanından daha fazla veri gerekmektedir!

TİMUÇİN ÖZSÖYLEV

HAZIR BETON – KONUŞAN TRANSMİKSERLER


Bırakın araçlar kendi aralarında IoT teknolojisiyle konuşsun. Siz çayınızı içerken onlar operasyonları sorunsuz şekilde yürütsün, optimize etsin ve hatta machine learning ile verileri analiz edip tahminleme yaparak, geleceği öngörerek raporlasın. Farkında mısınız, dijital teknoloji smart lojistik için bunları size sağlıyor.

Sistemin verimliliğinden emin olmak için yapmanız gereken tek şey, sadece süreçleri bir simülasyonla test etmek, sonrasında fayda/maliyet analizi ve ROI, onlar da zaten bu çalışmanın konusu.

Günümüz şartlarında araçlar arası bu sohbet ülkemiz hazır beton sektörü için bir hayal mi, yoksa lojistikte kaçınılamayacak yeni bir vizyon mu? Teknoloji de altyapı da hazır, geriye kalan tek soru şu: Operasyonel kaçaklarınızı sıfırlamaya niyetiniz var mı, yok mu? Eski kara düzende çalışmak istiyorsanız aynen devam edebilirsiniz. Ama doğrudan kârınızdan eksilenlerle yüzleşmek size ne kaybettirir?

Konuşan transmikserler ve yapay zekâ destekli hazır beton lojistiği, ülkemizdeki mevcut makroekonomik ve sektörel şartlarında sadece teknolojik bir vizyon değil, doğrudan bir finansal hayatta kalma enstrümanı olacaktır. Yüksek kredi maliyetleri, likidite baskısı ve nakit darboğazı inşaat faaliyetlerini yavaşlatmaktadır.

Sektördeki bu daralma döneminde firmaların kârlılığını korumasının tek yolu, operasyonel kaçakları sıfırlamaktır. GPS/IoT tabanlı filo takibi ve yapay zekâ rota optimizasyonunu kullanarak bunu başarmak mümkündür.

Örnek olarak, 20 transmikser ve 5 beton pompasından oluşan, aylık ortalama 25.000 m³ beton döken orta ölçekli bir hazır beton tesisi üzerinden finansal ROI hesabı yapıldığında 3-4 aylık bir süre çıkmaktadır.

Bu konudaki tek engel kültürel faktör olabilir.  Yani, en büyük zorluk donanım değil, sahadaki şoförlerin ve şantiye ekiplerinin dijital denetime (özellikle miksere su ekleme yasağına ve rölanti takibine) gösterdiği dirençtir. Başarılı bir uygulama için sıkı bir yönetim iradesi ve prim odaklı sürücü motivasyon sistemi şarttır.

En kötü senaryoda (saha direnci nedeniyle verimliliğin düşük kalması durumunda bile) yatırımın geri dönüş süresi 6 ayı geçmemektedir.

Dönüşüme hazırsanız, teknoloji sizi bekliyor!

TİMUÇİN ÖZSÖYLEV

HAZIR BETON KAMYONLARI

Managing a fleet of vehicles owned by a ready-mix concrete plant is a task that is both multifaceted and highly critical. This extensive fleet—ranging from dump trucks and bulk cement tankers that deliver raw materials to the plant, to transit mixers that transport fresh concrete to construction sites—involves not only the management of heavy machinery but also the handling of significant risks and high costs.

Considering these vehicles merely as trucks that make deliveries would be a narrow-minded perspective, especially when one accounts for acquisition or replacement costs, maintenance expenses, operating costs—exacerbated by constantly rising fuel prices—and the frequent traffic or environmental fines. Ready-mix concrete companies that fail to protect their vehicles or replace them in a timely manner may appear profitable at the end of the year, but in reality, they are merely depleting their own assets.

Furthermore, the management of the drivers who operate these vehicles is a crucial matter. Regardless of the quality or condition of your fleet, performance ultimately depends on the drivers. While human resources departments may track their qualifications, certifications, periodic training, motivation, and performance data, the driver and the vehicle function as a single, integrated unit—and are, therefore, an inherent part of fleet management.

This work serves as a practical, field-oriented handbook for ready-mix concrete managers who must keep their finger on the pulse of the plant, construction sites, and the roads at all times. Packed with concise, essential, and easily digestible information, this guide outlines strategies for optimizing shipments and enhancing operational efficiency.

This work covers practical, life-saving safety reflexes for various vehicle types—such as concrete mixers, bulk cement tankers (silobus), dump trucks, and articulated vehicles—as well as occupational safety rules designed to ensure “zero-accident” operations, spanning the entire process from the arrival of raw materials at the plant to the delivery of fresh concrete to construction sites.

If you wish to view ready-mixed concrete operations through a fresh lens—specifically focusing on trucks equipped with specialized superstructures—this resource contains exactly the information you are looking for. A significant portion of the work is dedicated to the “key points” essential for the safe operation of these industry-specific vehicles, including:
– Ensuring the safe and efficient operation of trucks with superstructures,
– Analyzing risks associated with the truck, the superstructure, and their combination,
– Mitigating potential hazards,
– Providing drivers with the necessary knowledge to comply with current regulations,
– Evaluating fleet performance metrics (KPIs), and more.

Although it offers concise and summarized information, this work serves as a practical field guide for everyone involved in keeping the wheels of ready-mixed concrete logistics turning safely—from managers planning operations at their desks to the drivers transporting tons of material behind the wheel!

Timuçin Özsöylev

WA: 90-532 4161387

HAZIR BETON – TESİS İÇİ TRAFİK DÜZENİ

Tesiste bir trafik polisine mi ihtiyacınız var?

Hazır beton tesisleri içinde, birçok araç ve yaya hareketi gerçekleşmektedir. Örneğin; müşteriler, tedarikçiler ve hatta şirketin kendi çalışanları araçlarıyla aynı ortak trafik alanlarını kullanmaktadır. Bu etkileşim hem fiziksel hem de ekonomik anlamda çeşitli tehlike ve riskler barındırmaktadır. Tesis yönetiminin sahaya giren ve çıkan araçlarla (ve yayalarla) ilgili bir trafik güvenliği sistemi olmalıdır. Ayrıca bunu ilgili taraflara uygun şekilde bildirme ve bilgilendirme yükümlülüğü de bulunmaktadır.

Gerekli yerlere trafik ve İSG levhaları asılmalı ve kullanılacak yollar ok ve işaretlerle açıkça belirlenmelidir. Ayrıca gece çalışması için saha yeterince aydınlatılmalı ve önemli operasyonlar için bayrakçı-işaretçi görevlendirilmelidir. Bunlar zaten iş yerinin yapması gereken yasal bir zorunluluktur.

Tesise her gün yaklaşık 400 araç giriş-çıkışı oluyorsa, içeride loder sürekli çalışıyorsa, zaman zaman kuyruklar oluşuyorsa, trafiği meydancı yada bayrakçıya teslim etmek mümkün mü?

Bu sadece trafik akışını değil, aynı zamanda para akışını düzenlemek demektir. Yükleme ve boşaltmada yaşanan gecikmeler tesisin kapasitesini azaltır, rölantide bekleme süreleri yakıt sarfiyatını artırır. Diğer taraftan maliyeti yüksek kazalara sebebiyet verir.

Tesise bir trafik polisi koyamazsınız ama, bu akışı kendi haline de bırakamazsınız. Tesis için bir düzeniniz olmalı, kurallara sadece araçlar değil aynı zamanda yayalar da uymalı!

Bu trafiği iyi yönetmediğiniz için kayıplarınız neler, hiç hesap ettiniz mi?

Her şey apaçık ortada iken, bunlara görülmez kayıplar diyebilir miyiz?

Farkında olmadığınız bu zararın miktarı nedir ve bütçede nereye koyacak yada nereden keseceksiniz!

Araçlar kuyrukta beklerken rölanti parasını siz ödersiniz. Kamyon için saatlik 6 litre. Her giriş ve çıkıştaki (toplam 400 defa) kayıpları siz hesap edin.

Loderinizi iyi kullanamaz, öncelik vermezseniz rölantide beklemesi saatlik 15 litre.

Ham madde için taşeronla çalışıyorsanız ve araçları bekletiyorsanız demoraj cezasını da siz ödersiniz.

Tesis içi trafiğin iyi yönetilmemesinden dolayı yaşanacak olası kaza maliyetlerini de hesap etmeniz gerekir. Trafikteki karmaşa her an kazaya davet demektir. Araç başka araca da çarpabilir, yayaya da.

Bir şeylerin iyi gitmediğini hissediyorsanız, sizin tesis içi trafik akışı verimliliğini ölçmeye ihtiyacınız var demektir.

Çok karmaşık değil, herkesin kolayca anlayacağı ve uygulayacağı ve artık günümüzde bir çok hazır beton şirketinin kullandığı  teknolojilerle tesis içi trafik akışını düzenleyebilir ve görülmez dediğiniz kayıpları direkt kar olarak yazabilirsiniz!

Timuçin Özsöylev

HAZIR BETON – HAM MADDE LOJİSTİĞİ

Hazır betonun arka bahçesi…

-Lojistik denilince herkes beton sevkiyatını anlıyor! Ham madde taşımasını taşeronlar yaptığı için mi bu konu yeterince önemsenmiyor?
-Mutfak iyi olmazsa iyi çalışmazsa yemek güzel olur mu? Hazır betonda ekonomi tedarik zincirinde başlar. Ham maddeyi kaliteli alırsan ve iyi korursan beton da iyi ve kaliteli olur. Malzemeler zamanında ve eksiksiz gelirse, beton sevkiyatı da düzenli olur.
-Çok stoklarsan paranı bağlamış uyutmuş olursun. Malzeme akışını, stok seviyeni kontrol etmezsen sızıntıları önleyemezsin. Herkes skor derdinde şu kadar m3 beton döktük. İyi de ne aldın ne verdin? Senin karın girdi çıktı arasındaki fark değil mi?
-‘Stop losing Money’ felsefesini, ham madde tedarikinden başlatmak gerekmez mi? Ham madde lojistiğinde kaçaklar nelerdir tam olarak biliyor muyuz? Örneğin ocakları hangi sıklıkta takip ediyoruz. Kötü bir damara gelindiğinde kalitesiz malzemeyi bize gönderip göndermediğini biliyor muyuz.
-Yağmurlu havalarda ıslak agreganın gerçek ağırlığını biliyor muyuz? Kalite için nem durumunu düzenliyor muyuz? Çimento tedarikinde silobasların güvenli bir şekilde dolum yaptığını nasıl takip ediyoruz? Silo kapasitemizin nem nedeniyle cidarda yapışan malzemeden dolayı azalıp azalmadığını biliyor muyuz. Depoda zamanı geçmiş katkı maddelerini nasıl takip ediyoruz?
-Ham malzemeleri daha çok taşeronlar getiriyor ama, bir damperli kamyonun yada silobasın yaptığı kaza bizi bağlamaz mı? Bu kadar araç tesise girip çıkıyor, beton sevkiyatında mikser kamyonları için bir sıkıntı yaratıyor mu? Tesis içi bir trafik düzenimiz var mı?
-Şirketin birkaç tesisi varsa ham madde lojistiğinde ortak kullanım avantajları neler olabilir değerlendiriliyor mu? Tam zamanında ve tam miktarında felsefesi uygulanıyor mu?
-Malzeme eksikliğinden dolayı üretim kayıpları yaşanıyor mu? Bu nedenle kaybedilen müşteriler var mı? Stok seviyelerinde optimizasyon yapılıyor mu? Ham malzemeler üretimle senkronize bir şekilde tedarik ediliyor mu? Loderin durumu nedir. Kimler bu makineyi kullanabiliyor, çapraz görevlendirme var mı? Loderimiz klasik bir makine mi, yoksa modern bir dashporta sahip mi?
-Su, hazır beton tesisleri için en önemli malzeme, Hem betonda kullanıyoruz hem de temizlikte. Su ikmalini nasıl yapıyoruz. Kuyu suyumu yoksa şebeke suyu mu kullanıyoruz. Yağmur suyundan faydalanıyor muyuz? Şantiyede geri dönüşüm tesisi var mı. Ne kadar malzemeyi geri kazanıyor ve yeniden kullanıyoruz? Filtre-pres var ve çalışıyor mu, çıkan keki ne yapıyoruz?
-Ham maddeler için her gün tesise 70-80 kamyon geliyor. Bu araçların tesise giriş çıkışı için bir plan var mı? Mikser kamyonları ile aynı yolu mu kullanıyorlar. Mikser kamyonlarının çıkış sürelerini negatif olarak etkiliyorlar mı?

Yukarıdakiler, ham madde lojistiği için ilk akla gelenler ve sanki beton sevkiyatı kadar yeterince önemsenmiyor. Konuya dikkat çekmek için bu çalışmada, ham madde lojistiğini detaylı şekilde masaya yatırdık…

TİMUÇİN ÖZSÖYLEV

 

 

BETONU POMPALAMAK – YÖNETİCİ EL KİTABI


Bu güvenlik el kitabı, beton pompalamada yaşanan tehlikeli olayları azaltmak ve ‘Sıfır Kaza’ genel hedefine katkıda bulunmak amacıyla hazırlanmıştır. Bu çalışma, pompa operatörleri için bir kılavuz olarak tasarlanmamıştır. Hazır beton firmalarında çalışan yöneticilerin doğru ve güvenli uygulamaları anlamaları ve bilmeleri için, önde gelen pompa üreticilerinden alınan destek, eğitim ve malzeme ile yönetici el kitabı olarak derlenmiştir.

Pompa operasyonları; yüksek basınç, devrilme riski, elektrik hattı teması ve mekanik arızalar gibi ciddi tehlikeler barındırır. Bu riskleri yönetmek için tehlikelerin farkında ve bilincinde olmak gerekir.

Bu kitapta yer alan bilgiler, tüm olasılıkları kapsayamaz ve her pompalama operasyonu, bilinçli bir şekilde yönetilmesi gereken farklı derecelerde teknik, lojistik ve iklimsel zorluklara sahiptir. Ancak, beton pompalamada yaygın olan tehlikelerin şiddeti, yüksek etkisi ve ciddiyeti nedeniyle, burada verilen minimum standartlara uymak kazaları azaltmak için önemlidir.

Beton pompalama işinin taşeron firmalara verilmesi, gerekli yönetimsel kontrol ve taahhüt açısından hafife alınmamalı ve özel bir dikkat odağı olmalıdır. Şantiyelerde saha işçilerinin pompalama faaliyetine dahil olması veya pompalama ekipmanlarına yakın çalışması dolayısıyla güvenlik konusu çok yönlü ve daha da karmaşık hale gelir.

Hiçbir hazır beton firması, İş Sağlığı ve Güvenliği sorumluluğunu üçüncü şahıslara devredemez ve pompa taşeronlarının güvenlik önlemlerinin ana şirket operasyonlarıyla aynı yüksek standartlarda yönetilmesi gerekir.

Bu el kitabında yer alan asgari standartlar ve en iyi uygulamalar, beton pompalamada şantiyelerde yaşanan kazaları önlemek amaçlıdır. Kazaları tamamen yok etmek belki mümkün olmayabilir, ancak azaltmak, alınacak bazı önlemlerle öncelikle yöneticilerin ve sonra bilfiil sahada çalışanların elindedir. Bunun için yöneticilerin pompalama işindeki tehlikelerin farkında olması çok önemlidir.

Timuçin Özsöylev
www.ozsoylev.com
WA:0532-4161387

HAZIR BETON – GÜVENLE ÇALIŞMAK

Bir hazır beton şirketinde, güvenlik kültürü nasıl oluşturulur?

Güvenlik kültürü kısaca; kazaların önlenmesi için yaptığımız tüm eğitim çalışmalarını, aldığımız tüm önlemleri bir şemsiye altında toplamaktır. Güvenlik kültürü, bir hazır beton şirketi için, hem tesiste, hem yolda hem de şantiyede tüm çalışanların güvenliği ortak bir değer olarak benimsemesi, kurallara kimse bakmazken bile uyması ve bunu bir yaşam biçimi haline getirmesidir.

Güvenlik kültürünün temelleri:

  • Ortak bilinç: Güvenliğin sadece ceza korkusuyla değil, insan değeri için korunması.
  • Proaktif yaklaşım: Kaza olduktan sonra değil, tehlike henüz ortaya çıkmadan önlem almak.
  • Bütüncül sorumluluk: Yönetimden santraldaki saha işçisine, daha çok tesis dışında çalışan mikser şoföründen pompa operatörüne kadar herkesin aynı duyarlılığı taşıması.

İstatistikler, güvenlik kültürü öncesi ve sonrasında, iş kazalarının %70-80 arasında azaldığını göstermektedir. OSHA verilerine göre, sadece teknik kuralları öğretmek yerine çalışanların davranış ve algısını değiştiren ‘Güvenlik Kültürü’ odaklı eğitimler, ağır yaralanmalı ve ölümlü iş kazalarını en hızlı düşüren yöntemdir.

Örnek bir hazır beton şirketinde, iki yıl süre ile yapılan güvenlik kültürü eğitimlerinin  sonrasında istatistiksel değişimler, kaza türlerine göre şu şekilde olmuştur:

– Mikser kazaları: Devrilme, 8 kazadan 1 kazaya

– Pompa kazaları: Yüksek gerilim hattı, 3 kazadan 0 kazaya

– Santral kazaları: EKED uygulaması ile, 5 kazadan 0 kazaya

– Ramak kala olayları: 12 bildirimden 185 bildirime.

 

Bu çalışma, çok yüksek riskli bir iş kolu olan, hazır beton sektöründe yaşanan başlıca kaza alanlarına, farkındalık yaratmak için, espirili bir şekilde dikkat çeken bir dizi görselden oluşmaktadır. Özellikle uzun metin bölümlerinden kaçınmak için hazırlanan görseller, sektörde çalışanların güvenlikle ilgili konuları daha kolay şekilde anlayabilmelerini sağlamak için basit şekilde tasarlanmıştır.

Görseller, daha çok hata arama görüntülerinden oluşmaktadır. Her bir görsel, ayrıca ilgili hataların çözümlendiği bilgilerle desteklenmektedir. Hazır beton şirketinde çalışan beyaz ve mavi yakalı tüm personelin, bu görselleri bağımsız olarak analiz etme ve hataları tespit etmeye çalışması, güvenlik bilincini ve risk farkındalığını arttıracaktır.

Timuçin Özsöylev

www.ozsoylev.com

WA: 0532-4161387

 

BETON POMPASI – GÜVENLİK SORULARI

Beton pompaları inşaat projelerinde büyük avantajlar sağlarken, aynı zamanda büyük tehlikeler de yaratabilirler. Doğru ve güvenli bir şekilde kullanılmadıkları takdirde can, mal ve para kaybına yol açabilirler. Bu nedenle günümüzde beton pompalarıyla ilgili en önemli konu güvenliği artırmaktır.

En sık görülen beton pompa kazaları; yolda yaşanan trafik kazaları, başka araca çarpma, aşırı hızdan dolayı yoldan çıkma, şantiyede devrilme, elektrik hatlarına çarpma, bomun kırılması, ayakların zemine gömülmesi, eğilip bükülmesi, temizlik sırasında operatörün elinin kopması, hortumun işçiye çarpması, pompanın yanması, vb.

Dünya genelinde her gün on-binlerce beton pompası şantiyelerde çalışmaktadır. Bunların bazıları iyi durumda değildir, bazı pompalar projeye uygun değildir, bazı işlerin zaman sınırlamaları vardır, bazı döküm alanları mobil pompa kurulumuna uygun değildir. Operatörler yorgundur, çoğu şantiye gece karanlıkta çalışır. Bazı insanlar tehlikeleri görmez ve riskleri önemsemez vb.

Birçok neden pompalama risklerini artırır. Ancak diğer yandan kazaların en önemli faktörü, operatörlerin güvenlik bilincinin ve profesyonel beceri eğitiminin eksikliğidir. Güvenlik için en ucuz ve en hızlı önlem eğitim ve öğretimdir. Ancak bu, sadece bazı kuralları öğrenmekle sınırlı değildir. Aynı zamanda bu kuralları açıkça anlamak ve dikkatlice uygulamaktır.

Bu kitapta, beton pompası operatörleri ve beton pompalama sürecinde yer alan herkesin konuyu daha kolay anlaması için güvenlik ile ilgili konular ‘soru-cevap’ şeklinde detaylı olarak ele alınmıştır. Tehlikenin ne zaman ve nasıl ortaya çıkacağı net olmasa da, güvenlik eğitiminin temel amacı, işle ilgili riskleri belirlemek ve bunları mümkün olduğunca azaltmaktır. Bu çalışmada; beton pompasıyla ilgili olarak; tesislerde, yollarda ve şantiyelerde olası tehlike durumları incelenmiş ve bunları azaltmak için alınacak önlemler verilmiştir.

Bu çalışma, hazır beton sektöründe ve tüm şantiyelerde beton pompalarının güvenli çalışması için tüm süreçlerde alınması gereken önlemleri kapsamaktadır. Ayrıca, kitapta güvenlik ve güvenlik kültürü ile ilgili birçok konu da ele alınmıştır.

Timuçin Özsöylev
www.ozsoylev.com
WA: 05324161387

BETONUN POMPALANMASI – RİSK YÖNETİMİ

Betonun pompalanmasından kaynaklanan riskler, diğer tüm tehlikeli işlerde olduğu gibi, bir yönetim yaklaşımı kullanılarak kontrol altına alınmalıdır. Risk yönetiminin amacı, sistematik olarak beton pompalama ekipmanlarına ilişkin bir etkinlikteki tüm faktörlerin değerlendirilebilmesini sağlamaktır. Bu yaklaşım, ilişkili riskler hakkında bir karar verilmesine ve uygun kontrol tedbirlerinin alınmasına yardımcı olacaktır.

Risk yönetimi yaklaşımı şunları içerir:
– Bir risk teşkil eden, ekipman tehlikelerini tanımlama.
– Ekipman, çevre ve iş süreçlerinin yarattığı risk derecesini değerlendirme.
– Uygun kontrol tedbirlerini belirleme ve uygulama.
– Şantiye için belirlenen tüm eylemlerin veya çalışma prosedürlerinin
değerlendirilmesinin kaydedilmesi.
– Seçilen kontrol tedbirlerinin takibi ve gözden geçirilmesi.

Risk kontrolü yaparken, aşağıdaki kurallar göz önünde bulundurulmalıdır:
– Tehlikelerin belirlenmesi.
– Tehlikenin ortadan kaldırılması.
– Tehlikeye yol açan durumun (süreç, ekipman yada insan) yerine daha az tehlikeli olanın konması.
– Tehlikeyi azaltan teknik önlemlerin alınması.
– Yönetim önlemlerinin alınması.
– Kişisel korunma araçlarından faydalanma.

Kabul edilebilir riskler:
– Hiçbir işte kesin güvenlik olamaz. Sıfır risk söz konusu olmadığına göre, yüzde yüz güvenli olmak da mümkün değildir. O halde kabul edilir risk nedir ve kimin tarafından kabul edilir olması gerekir?
– Betonun pompalanması konusunda bir riskin kabul edilmesi için başta operatör ve iş vereni olmak üzere şantiye yani iş yeri yetkili kişisi de dahil, tüm tarafların riski kabul edilir olarak onaylaması gerekir.
– Çünkü, işin hukuki yönünde tüm tarafların sorumluluğu bulunmaktadır.
– Ayrıca bir durum için kabul edilir olan risk, başka durumlar için kabul edilir olmayabilir.

Betonun pompalanması için yapılan çalışmalarda, güvenlikle ilgili alınacak önlemlerin, sonuçları itibariyle sadece sahada çalışan kişilerin inisiyatiflerine bırakılamayacağı aşikardır. Risk yönetimi herkesin ortak konusu olmalıdır.

Bazı büyük beton firmalarında iş güvenliği ile ilgili olarak çok sayıda uzman (iş güvenliği mühendisleri) çalışırken, daha küçük ölçekli işletmelerde ise maalesef konu kadere bırakılmıştır ve ne yazık ki bu türden firmalar ölümlü kazalar sonucunda ödemek zorunda kaldıkları tazminatlar nedeniyle, işi tasfiye etmek yada işletmeyi kapatmak zorunda bile kalmaktadır.

Bu çalışma ile amacımız, her beton pompalama operasyonunun çok tehlikeli bir iş olduğunu ve her zaman bir risk analizi yapmanın kazaları önlemede en etkili çözüm olacağını vurgulamaktır.

Timuçin Özsöylev
www.ozsoylev.com
WA: 05324161387

Posts navigation

1 2 3 4 … 17 18 19
Scroll to top
Call Now Buttonhemen ara