
Teori olmadan pratik olmaz…
Belki de, en kolay elde edilen ama en zorlu mesleklerin başında damperli kamyon şoförlüğü gelmektedir. Çalışma ortamı diğerlerine göre daha disiplinden uzak olması ve ilk bakışta üst yapının basit gözükmesi, damperli kamyon şoförlerinin eğitimlerinin de önemsenmemesine neden olmaktadır.
Basit bir araç gibi gözüken damperli kamyon aslında sahadaki yanlış hareketlerle ortaya çıkan kuvvetlerin etkisinde kalıp, her an devrilme tehlikesi ile karşı karşıyadır. Bu riski en aza indirmek için öncelikle işin teorisini anlamak gerekir.
Şoför, en azından aşağıdakiler konusunda bilgili olmalıdır.
– Yükleme ve boşaltma sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar nelerdir?
– Tipleme yaparken nelere dikkat edilmelidir?
– Malzeme kasadan akmıyorsa yapılması gerekenler nelerdir?
– Yollarda yapılmaması gereken şeyler nelerdir?
Kurumsal şirketlerin yukarıdaki sorulara karşılık gelecek talimat ve standartları belki de eğitimleri olabilir. Ama bu sektörde taşeron sistemi o kadar yaygın ki!
Damperli kamyon kazalarını tamamen zamana karşı yarışa ve tur primi gibi çalışma şartlarına bağlamak, teori eksikliğinden hiç bahsetmemek biraz kolaya kaçmak olmuyor mu?
Genel güvenlik, araç standartları, araç teknik, sahada güvenlik ve yolda güvenlik bölümlerinden oluşan bu kitap, söz konusu teori eksikliğini gidermek için hazırlanmıştır.
Timuçin Özsöylev










Yıllar öncesine, beton sektörünün ülkemizdeki başlangıcına baktığımızda, dönemin prestij firmalarının beton santrallarını ithal ettiklerini görüyoruz. Sektörün büyüme döneminde ise, bir çok yerli üreticinin kaliteli ürünleri ile ihtiyacı karşıladığını biliyoruz.
Ancak sektörün zirve yaptığı dönemde ise, bu imalatçıların ya piyasadan çekildiklerini yada varlığını sürdürebilen bir çoğunun ise yurt dışına yöneldiğini ve iç pazarda artık satma şansı bulamadıklarına yada tercih etmediklerine şahit oluyoruz.